KRİZDE PSİKOLOJİK SAĞLAMLIĞI KORUMAK

Herkesin birbirine bağlı olduğu, sürekli başka insanları etkileyip onlardan etkilendiğimiz bir dünyada yaşıyoruz. Teknolojinin ve haberleşme sistemlerinin de gelişmesiyle birlikte artık dünyanın diğer bölgelerinde bulunan insanlardan ve onların yaşamlarından da haberdarız.

Dünyamız bugünlerde eskiden olduğu gibi değil; artık çok daha küçük. Bu sebeple yerkürenin başka bir yerinde olanlar bizi eski dönemlere nazaran çok daha fazla etkileyebiliyor. İçinde bulunduğumuz ve varlığını her geçen gün artan şekilde hissettiğimiz kriz bunun bir örneği. ABD’de bir finans sıkıntısı olarak ortaya çıkan kriz, tüm dünyaya yayıldı; üstelik sadece finans çevrelerini değil, reel sektörü ve en nihayetinde biz bireyleri de tesiri altına aldı.

Dışımızdan gelen etkilere bu denli açık bir halde bulunuyorken evlerimize süratle girmeye başlayan krizi yok saymak mümkün değil. Ancak çaresiz de değiliz. Krize karşı alabileceğimiz önlemler mevcut ve bireyler olarak psikolojik gücümüzü artırmak için kullanabileceğimiz yöntemler bulunuyor.

Krizde Neler Yaşanır?

Kriz durumu ile birlikte hem finansal hem de psikolojik olarak çeşitli problemler meydana gelir.

  • Piyasalarda nakit azalır: Tüketiciler geleceği düşünerek daha az harcamaya, tasarruf sahipleri ellerindekini korumaya çalışırlar. Krizin varlığı mevcuttaki nakiti buharlaştırmamakta sadece korunumuna yol açmaktadır. Dolayısıyla para vardır, yalnızca hareket halinde değildir.
  • Gelirlerde azalma yaşanır: Piyasadaki nakitin azalmasına bağlı olarak üretim yapan firmaların satışlarında daralma görülür. Satışın daralması ile birlikte üretimde de azalma yaşanır. Krizin uzamasına bağlı olarak firmalar personel çıkarabilirler.
  • İşsizlik artar: İşsizliğin artması hem emek değerinin düşmesine hem de bireylerin psikolojik ve maddi anlamda yıpranmalarına yol açar. Çalışmak ve üreterek yaşama katkıda bulunmak temel bir psikolojik ihtiyaçtır. Ortaya bir emek koyarak üretime katılmak bizleri doyurur. İşsizlik durumu ise bireye mutsuzluk, tatminsizlik ve yetersizlik duygusunu aşılar.
  • Moraller bozulur: Maddi sıkıntı ve çevredeki işsizlik ile birlikte moraller bozulur ve çaresizlik hissi oluşur.

Psikolojik Sağlamlığı Korumaya Yardımcı Önlemler Nelerdir?

Mali Önlemler:

Gündelik yaşamda ödenmesi gereken pek çok fatura var. Elektrik, su, telefon, yakıt ve kredi kartı borçları her ay bütçelerin en belli başlı ödeme kelemlerini oluşturuyor. Maddi durumda sıkıntıya düştükçe ve ödemeler dengesi kaybolduğunda ise stres, mutsuzluk ve ümitsizlik hissi artıyor. Gelen ve gidenlerin dengesi korunduğu sürece hem yaşam kalitemiz daha yüksek oluyor hem de psikolojik anlamda daha olumlu koşullar içinde bulunuyoruz.

Krizle birlikte rahat harcamalarda bulunma dönemi geçti. Bazılarımız muhtemelen gelirimizde bir azalma yaşayacağız. Her türlü olasılığa karşın daha tasarufflu davranmaya özen göstermeli, birayler ve kurumlar olarak harcama alışkanlıklarımızı yeniden gözden geçirmeliyiz. Gelirimizi artırma şansına sahip değilsek onu daha dikkatli şekilde değerlendirmek mali krizlere karşı iyi bir hayatta kalma yöntemidir. Bu sayede piskolojik sağlamlığı da korumak mümkün olmaktadır.

Temel masraf kalemleri olan enerjiyi akılcı kullanmaya yönelik önlemler aile ve kurum bütçesine kayda değer bir rahatlama getirmektedir. Bu kapsamda alınabilecek önlemler arasında şunlar bulunmaktadır:

  • Su tüketimini azaltmaya gayret etmek. Yeryüzünde kullanılabilir suyu bulmak zorlaştıkça ödenilen su faturası miktarları da artmaya başladı. Fatura miktarındaki artışla birlikte yaşanılan stres seviyesi de yükseliyor. Muslukları açık bırakmamak, evlerde ve iş yerlerinde bulaşıkları makine ile yıkamak, bozuk tesisatı tamir etmek, musluk ve rezervuarları kontrollü kullanmak alınabilecek tedbirler arasındadır.
  • Elektrik tüketimini yeniden gözden geçirmek: Üretim süreçlerinde ve gündelik yaşantımızda elektrik enerjisine bağımlıyız. Çok basit işleri yaparken bile elektriğe muhtacız ve o ne yazık ki ucuz bir enerji değil. İş yerlerinde gündüz saatlerinde güneş ışığından yararlanmak ve ihtiyaç duyulan yerleri, kullanıma bağlı olarak tasarruflu ampullerle aydınlatmayı sağlamak elektrik kullanımında bütçeleri desteklemektedir. Ayrıca, elektrikli cihazların bakımının yapılması, kullanılmayan cihazların kapatılması ve fişinden çekilmesi tasarrufa yardımcı olmaktadır.
  • Isınma: Isınma giderleri özellikle soğuk bölgelerde bulunanlar için oldukça büyük bir gider kalemidir. Bu gideri kontrol altında tutmak için bina yalıtımını yeniden gözden geçirmeli; pencere ve kapılardan oluşabilecek kayıpları önlemek için tedbir alınmalıdır.

Gündelik yaşama ilişkin giyim, ulaşım, kredi kartı kullanımı gibi diğer giderlerin de yeniden gözden geçirilmesi ve eldeki kaynakların etkin değerlendirilmeye çalışılması bütçeleri büyük ölçüde rahatlatacaktır.

Psikolojik sağlamlığı koruyarak stresi kontrol almanın başlıca yöntemlerinden birisi spor yapmak ya da hareketli olmaktır. Toplu taşıma araçlarından daha fazla istifade etmek, merdivenleri kullanmak ve kısa mesafeleri yürümek enerji tasarrufu yapmakta faydalı olacağı gibi daha fazla hareket ederek bedensel ve ruhsal sağlığı kuvvetlendirmektedir.

Psikolojik Önlemler:

Krizlerde psikolojik sağlamlığı korumanın başlıca yolu krizlerin geçici dönemler olduğunu, bugüne değin çok sayıda krizin geçirildiğini unutmamak ve gerekli önlemleri alarak her koşula hazırlıklı olmaktır.

Kötümser bir ruh haline kapılmadan olumsuz koşullara karşı hazırlık yapılmalıdır. Herşeye hazırlıklı olmak, bir B planına ya da problemler karşısında birkaç alternatifli çözümlere sahip olmakla başlar. Eğer olası bir felakette işleme almak üzere çareler düşünmüşsek kendimizi çok daha iyi hisseder ve sorunları daha kolay çözüme ulaştırırırız. Bu nedenle, huzurla ve güven içinde yaşamımıza devam etmek, sorunların üstesinden bir an önce gelebilmek için acil eylem planları tasarlamamıza ihtiyacımız vardır.

Acil eylem planlarının önemli bir parçasını maddi alternatiflere sahip olmaktır. Maddi alternatifler içinde en iyisi bir köşede kötü gün birikimi hazırlamış bulunmak ve elimizdekilere sahip çıkmaktır. Eğer belirli bir miktar birikimi sağlayabilmişsek gelirimizin kesilmesi tehlikesine karşın yaşamımıza devam edebilme gücümüz var demektir. Mevcut bir gelire sahip isek bir an önce brikim planları yapmaya başlamalıyız.

Şirketler açısından bakıldığında ise işlerin devamlılığını sağlamak üzere süreçler yeniden gözden geçirilmelidir. Örneğin, iş ve iş gücü planları ile pazarlama stratejileri yeniden ele alınmalı, mevcut müşterilerle iletişim devamlılığı sağlanmalı ve yeni müşteriler ile taze kaynaklar oluşturmaya odaklanmalıdır.

Firmaların giderlerlerini azaltmak üzere ilk olarak eleman çıkarmaya yönelmesi sorunları azaltmamaktadır. Çalışanlar, kurumların en değerleri varlıklarıdır. Bu sebeple krizin etkileri tüm personel ile paylaşılmalı; el birliği ile çalışmalara devam edilmelidir. Zor günlerde, çalışanların birlik olarak kurumlarını başarılı kıldıkları pek çok örnek bulunmaktadır. Bu krizin de yine yardımlaşma ve karşılıklı anlayış ve fedakarlıkla aşılması mümkündür.

Krizlerde işsiz kalmak yaşanabilecek en büyük duygusal yıkımlardan birisidir; insanı maddi anlamda etkilediği gibi gelecek kaygısı, statü ve özgüven kaybı duygularına sürükler. Bireysel bazda uygulanabilecek etkili yöntemlerden birisi mesleki bilgiyi artırmaya gayret etmek, kişisel gelişime önem vermek, aranılır niteliklere sahip olmayı hedeflemektir. Çünkü firmalar en zor koşullarda dahi en başarılı, yüksek verimli ve nitelikli personele sahip olmayı arzu ederler.

Duygusal sağlığı korumanın önemli unsurlarından bir başkası da sosyal destek mekanizmalarını etkin şekilde değerlendirmektir. Sosyal destek ailemiz, büyüklerimiz, arkadaşlarımız gibi zor zamanlarda yanımızda bulunan ve karşılıklı yardımlaşma içinde bulunduğumuz kişilerdir. Kriz dönemleri tüm tedbirlerin alınmasının ardından duygusal paylaşım ve destek ile daha rahat geçirilebilir.

Burcu Canıtez Okur, Psikolog, Danışman

burcu@ikdunyasi.com

Zaman Yönetimi Nedir ve Nasıl Yapılır?

Zaman tüm insanların eşit olarak sahip olduğu tek şeydir. Hem iş hem özel hayatlarında başarılı olan insanlara bakıldığında zamanı etkin şekilde kullandıkları görülmektedir.

Neden zaman yönetimi yapılmalıdır?

  • Verimsizliği gidermek,
  • Belirlenen hedeflere ulaşmak
  • Kariyer gelişimi sağlamak,
  • Görev gereklerini uygun şekilde gerçekleştirmekiçin zaman yönetimi gerekmektedir.

Genelde zamanı verimsiz biçimde kullanırız ama bunun nadiren farkına varırız. 

Neden Zamanı Etkin Biçimde Kullanamayız?

  • Zamanı etkin kullanamadığımızın farkında değilizdir,
  • Okunması gereken çok yazı, evrak, kitap, makale vb. vardır,
  • İşimizi daha hızlı ve doğru yapmak için gereken yeterli bilgiye sahip değilizdir,
  • Kurumda sürekli çeşitli sebeplerle krizler ortaya çıkmaktadır,
  • İş dağılımı ve iş gücü organizasyonu yapmayı doğru yapamıyoruzdur,
  • Hedeflerimiz belli değildir,
  • Yetki devredemiyoruzdur,
  • İşleri ağırdan alıyoruzdur,
  • Ertafımız, ofisimiz dağınıktır,
  • Çok vaktimizi alan misafirlerimiz vardır.

Zamanın Etkili Kullanımı Nasıl Planlanmalı?

  • Planlama, başarıya giden yol olarak değerlendirilmeli, zaman ve işler mutlaka planlanmalıdır.
  • Aşağdaki konulardaki hedefler konulmalı; öncelikle “hayattan ne istediğimize” karar verilmeli, hangisine ne kadar zaman ayırılacağı veya ne zaman gerçekleştirileceğine karar verilmelidir:
    • Hayata bakış, temel olarak hayattan ve kendimizden beklentilerimiz,
    • Eğitim almak, gelişmek istediğimiz alanlar,
    • Kariyerimiz,
    • Sanatsal hedeflerimiz,
    • Ailemize yönelik isteklerimiz,
    • Mali planlarımız,
    • Sağlığımız,
    • Sosyal yaşamımız,
    • Toplum yararına katılmak istediğimiz faaliyetler.

Zamanı Etkili Kullanmak için Alınabilecek Önlemler

  • Çalışma saatlerini düzenlemek için günlük ve haftalık olarak haftalık zaman/iş çizelgeleri oluşturmak,
  • “Yarını” planlamak,
  • Kesintileri azaltmak (çalışma ortamındanın düzenini yeniden gözden geçirmek)
  • Gerekiyorsa beslenme tarzında düzeltmeler yapmak, dinlenmeye de zaman ayırmak
  • Yetki devretmek veya etkin iş paylaşımı yapmaya çalışmak,
  • Toplantılardaki zaman kaybını önlemek üzere düzenlemeler yapmak (amaç ve gündem belirleyerek, bir toplantı başkanı eşliğinde zaman kaybını engellemek),
  • Telefon ile başetmek.